30 Mart 2010 Salı

Su

Suyla başlar hayat, bir portakal fidanının ıslanıp büyümesiyle oluşan çekirdek, ardına yemiş, sonra baban onu yemiş, akabinde uzun keyifli bir maraton, nihai ürün bildiğin sen ben.

Yeni moda suda doğum falan da var, sulu moda uğruna. Doğdu ya, sonra susar insan, var oluşun ardına doğanın emri süte susar, uykuya dalar, büyür, su ister. Uzun zaman sonra yıkanmak, arınmak ister, daha ileride duştan çıkmış ıslak kız görmek ister, havuz deniz çeker canı, suya alkol katar, rakıya su. Kadın tecavüze uğrar kendini banyo küvetine atar filmlerde, yaralarımız hep aynı sıvı ile ilk müdahaleyi görür. Lakin, suya hasret topraklar da vardır, çocuklar da aynı hasrette aşağı kara kıtada... Sulak arazide büyüyenlerimiz vardır, küstah! Suya yazı yazanlar da bulunur, olmazlara susayarak ömür tüketenler de. Dilekler vardır, sonra umutlar, bunlar olmayınca çocuklarımızın isimlerinde yaşatırız... Rüyalarımızı, hülyalarımızı, barış dileklerimizi, cansularımızı, umutlarımızı...

Susuz yazlar vardır insan ömründe, sudan sebepler vardır sıkça, sulu ilişkilere sahibiz, tam tersine hep susanlar vardır bir de. Evet bir de onlar var, suskunlar! Kimi ağırlığından, kimi hasetinden, bazısı olgunluğundan, çoğusu cehaletinden, en fenası da içselleştirememeden! Silikliğini ağırbaşlılıkla sıvamaya çalışan; cahil, soğuk, kuru, sığ, kaba, düşüncesiz, karizmasız, kafasız, ahmak ve aptal olanlar. Ölümün ısısını hissedene kadar kendi yağında kavrulan, bunu da bir tamahmış misali satan karaktersizler. Etliye sütlüye dokunmayan, ona dokunmayan yılarları bin yaşatan, suya gitse susuz döndüren, bîhaber, bîçare yaşamların figüranları. Dünyamızı dolduran kalabalığın yegane sebebi... Aslında ben onlara daha yakın bakmaya başladım son dönemlerde, çünkü saçımda geçen hafta fark ettiğim ilk beyaz kıl vesilesiyle hissettiklerim biriktiğinde daha net anlıyorum ki galiba onlardır bizim asıl zenginliğimiz bazı zamanlarda. Onların sayesindedir birbirimizin kıymetini anlamamız, onların aracılığıyladır sahnenin daha önüne sıyrılmamız ve Allah razı olsun; kalabalıklarda onların yokluğu içinde var olanları görüyor, hiçlerin arasından seçiyor ve bir yaşam kuruyoruz yoldaş niyetine diğerleriyle.

İnsanlar vardır sulanmış beyinlerle yaşayan, insanlar vardır çamurların içinde kalıp ıslansa da çabalayan.

2 yorum:

Yorumunuz için teşekkür ederim. Umarım küfür falan etmemişsinizdir, ettiyseniz de o da baş tacı, her türlü geri bildirime açığız.

Tekrar görüşmek, yeni yorumlarınızı okumak dileğiyle.

Blogda Arama