Ucuz yaşıyoruz gençler. Ucuz işler, okullar, aktiviteler, insanlar dolu etrafımız. Sanatımız ucuz, hayallerimiz sınırlı. "Hava bedava, bulut bedava, kelle parasına hürriyet bedava" diyen Orhan Veli kadar optimist olmam, beleşe kadar indirgeyemesem de ucuzluğu yorumlayabiliriz sanırım.
Klişeler ucuz. Onlarla konuşmak, kendini ifade etmek ekonomik. Fındık kadar cinsel organlarla, 'bir an' kadar yaşanan cinsellikler ucuz ve fındık kadar uzuvlar uğruna iki kiloluk beyinlerin satıldığı dostluklar ucuz. Sevgililik artık bir müessese hem de "ne yaptın sen çocuk" mesajları attıracak kadar iktisatlı bir müessese. Yapması da yıkması da çok çok kolay artık. Başkasından duyulan dedikodular, görülen fotoğraflar bedava hayatımızı şekillendiren ve bu söylemlerin, çekilen fotoğrafların maliyeti de ucuz. Dost kazığı çok ucuz, anne babaya hakaret son derece ekonomik, işten bunaldığında basacağın istifa dilekçesinin kağıdı ucuz, 'can'dan bunaldığında basacağın tekme için harcadığın enerji de ucuz, onun cesareti için içilen köpek öldüren de.
Üç beş sahte oy alarak seçilmek iki çuval kömür kadar ucuz. Küçücük sallantıda altında insanların kalacağı kerpiç evler ucuz, tek atışla dünyaları yıkacak kurşunlar ucuz...
Aşklar ucuz, dostluklar desen ha keza, ilişkiler basit ve sığ, münakaşalar son derece ekonomik, yazılar bedava, sözler havada... Memlekette hinlik ve kalitesizlik için gereken hiçbir kaynak kıt değil ve bunların ihtiyaçları hep sınırsız. İktisat bilimini gereksiz bırakır huysuzluklarımız.
Ama yaşam hâlâ pahalı, doğru insanlarla, unvanlarından bağımsız doğru ilişkiler için her şey pahalı ve nakitle değil fedakarlıklarla ölçülebiliyor yaşadğı hayatın kalitesi bir insanın.
13 Mart 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. Umarım küfür falan etmemişsinizdir, ettiyseniz de o da baş tacı, her türlü geri bildirime açığız.
Tekrar görüşmek, yeni yorumlarınızı okumak dileğiyle.