Acısıyla tatlısıyla bu blog açılalı bir yılı aştık. Geçen yıllardaki boş zamanlarımdaki gibi olur, yeter vakit ayırırım da daha çok yazarım diye hayal ediyordum ama olmuyor. Hem iş, hem okul, hem kariyerin diğer koşuşturmacası, iyi kötü ailenin, arkadaşların sorumluluğu derken olmuyor. Tam istediğim bir türlü gelmiyor.
4 ocak açılış yıldönümümüzde yazar sonra kapatırım dedim ama olmadı. Atina dönüşü iş o kadar yoğundu ki, şimdi okulda bir de final dönemi, birkaç gün gecikti, sonra dedim son yazı Barış'a olsun.... :) Bilen bilir, doğum günü bugün. Tanıştığımızdan beri geçen kısa yıllar içinde ilk kez ayrı kutladığımız doğum günü.
O çok sallamaz böyle şeyleri ama benim için doğum günleri ve yılbaşı he bir özeldir. Kapitalizmin emirleri içinde sadece bunları kutlarım, çünkü birinde kişiye özellik esası, birinde de tüm acıları toprağa gömüp yeni umutlar yeşertme dönemidir.
Doğum günü deyince, kim bilir kaç kişininkini devirdik satırlarda, kadehlerde. Son yıllarda kaç gönül kırdık, bu noktaya gelebilen kaç kişinin son yazılarını yazamadık... Orhan Baba aksini dedikçe, çok gönül kırıyoruz dostlar. Hani her şey gelip geçiyor da, her seneki doğum günü partisi fotoğraflarını yan yana koyduğunuzda bir öncekinde gelen herkesi görememek her sene biraz daha koyuyor. Tüm bunlara istinaden artık yitirme lüksüm olmayan ve birçok şeyi beraber hissettiğimiz bir adamın yeni yaşını kutluyoruz bugün.
Kendisi bizden bayağı bir uzakta olduğu için bir sürü kişi birleştik, ancak bir video hazırlayabildik hediye olarak, bir de bizim apartmanın olağan yıllık kurulunda denetim kuruluna seçildi gıyabında.
Video kadar güzel olmasa da, küçük bir metin de şahsen hediye etmek isterim; "Yaşamdaki birçok 'iyi ki'yi birçok kez harcadı insanoğlu, ama o kadar eminim ki hiçbiri senin için söylediklerinden pişman olmamış bir arkadaş - tanıdık silsilesi bırakıyorsun peşinde. Yeni yaşın kutlu olsun, hiçbiri eskisini aratmasın. Hayatın önüne çıkardığı her badireyi, her sınavı atlatan bu adam yepyeni yaşlarında da, yaşam denilen tuvali nice güzelliklerle boyasın ve en güzel yerine çaksın imzasını.... Her yaşında sönük bir geçmişin olsun Barış.
Umut bizim hep yaşama sevincimiz oldu, ancak senin hayatın bir şeyleri ümit etmeye zaman bırakmayacak kadar hızlı, bir o kadar da dolu aksın ve hep bizimle birlikte dönsün o film şeridi.
Her karesinde olamayacak olsak da, birçok pikseli biz ekleyemeyecek olsak da; bittiğinde best seller olmayacaksa da, kült bir eser bırakırsın umarım mezara giderken. Nasıl bilirdiniz sorusuna "iyi bilirdik" sesleri gerçekten içten çıksın cenazende.
Ve sen; doğum günü yazında bile ölüm gününü anan bu adama hep aynı şekilde katlanma direncini bul kendinde, sevgiden gelsin o güç sadece, kardeşlikten, perspektifi yakın olan kadrajlardan, (oha anlatım bozukluğuna gel!!!) yol ayrımlarında seçilecek benzer virajlardan...
Seni seviyoruz ve hepimiz çok iyi biliyoruz ki senle daha güzel.
Seni seviyorum ve adım kadar eminim ki senle daha kolay.
Nice mutlu yıllara, tüm 'iyi ki'lerle...
Kariyer ağır bastı, blog kepengi kapattı. Tüm okurlarıma da teşekkür ederim. Yakında erişimi de kapanacak bu blogla da bir sürü şey paylaştık, yazarken kırdıysak tamire gelin, sürç-ü lisan ettiysek, affedin....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. Umarım küfür falan etmemişsinizdir, ettiyseniz de o da baş tacı, her türlü geri bildirime açığız.
Tekrar görüşmek, yeni yorumlarınızı okumak dileğiyle.